
Ülkemizde
oldukça sık rastladığımız, görsel olarak kişiyi en çok rahatsız eden burun
şeklidir. Ameliyat sırasında yaklaşımım kemerin büyüklüğü ile orantılı
olarak değişiyor. Eğer kemer az ise,çoğu zaman kontrollü bir şekilde kemeri
törpülemek yeterli olur. Fazla miktardaki kemerlerde ise kemeri düzeltmek
için törpüden ziyade özel keskiler kullanmaktayım. Burada işin püf noktası
kemerin alınması sırasında aşırıya kaçılmamalıdır ki; bu durum nispeten
telafisi daha zor şekil problemlerine yol açar.Burun çirkin ve hoş olmayan
görünür.Kemerli burun yapısına genellikle düşük burun ucu da eşlik
eder.Ameliyat esnasında burun ucu düşüklüğü tam olarak giderilmelidir.Şayet
burun ucuna müdahalede bulunulmazsa burun uzun gözükür ki buda estetik
açıdan arzu edilen bir görünüm değildir.
Daha önce gerçekleşmiş bir burun kırığı nedeniyle yani travma sonrasında
yada doğumsal nedenlerle oluşan eğri burun; burun estetik ameliyatlarında
cerrahı en çok zorlayan ve cerrahın gerçek anlamda kendisini test etmesini
sağlayan bir burun problemidir.Bilgi,birikim ve cerrahi beceri gerektiren bu
vakalarda anlamlı bir düzeltme çoğu kez başarı kriteri olarak
görülmelidir.Ben bu tip vakalarda mutlaka açık tekniği tercih ediyorum.Burun
eğriliğinin belirgin olduğu yere göre cerrahide kullanacağım yöntemler
değişkenlik gösteriyor.Yani kemik kısım eğriliklerinde farklı,burun orta
kısmı olan kıkırdak eğriliklerinde farklı,burun ucu eğriliklerinde ise
apayrı teknikler kullanıyoruz.Cerrahi rotamızı eğrilik olan kısma göre
çiziyoruz.Eğri burun düzeltildiği zaman özellikle alt bakışta düzgün
durmayan burun delikleri de düzelecektir.
SARKIK (DÜŞÜK) BURUN UCU
Yaşlanmanın ve yerçekiminin insan vücudundaki en önemli
etkilerinden birisi dokulardaki sarkmadır. Bu kendini burun ucunda daha çok
belli eder. Yaşlandıkça burnumuz sarkmaya meyleder. Her ne kadar fizyolojik
bir süreç kabul etsek de şayet burun ucu sarkıklığımız varsa bu durum iyice
belirgin hale gelir.
Burnun üst dudakla yaptığı açı normalde 90-100
derecedir. Sarkık olan burunlarda ise bu açı 90 derecenin altındadır. Yani
burun üst dudağa doğru adeta bir sarkma gösterir.Kişiyi olduğundan daha
yaşlı gösteren bir görünümdür ki; ülkemizde de sık rastlıyoruz.
Ameliyatta genellikle açık tekniği bir avantaj olarak görüyor ve
uyguluyorum. Burun ucunu olması gereken şekilde kaldırdıktan sonra burun
ucunda düşme olmaması için bu bölgeye destek kıkırdak doku yerleştiriyorum.
Bazen bu destek kıkırdak dokuyu burun orta bölmesine kalıcı dikişlerle
dikiyor ve sabitliyorum. Dolayısıyla burun ucunun ameliyat sonrasında
düşmemesini sağlıyorum.
Merak edilen diğer bir konu ise burun ucu kaldırıldığında üst dudağında
kalkıp kalkmayacağıdır ki; ameliyat sonrasında kesinlikle dudağın yapısı
veya şeklinde bir değişiklik olmaz. Eğer ameliyat sırasında burun orta kısım
kıkırdağı aşırı miktarda alınırsa sonucunda burun ucunun aşırı kalkık olduğu
bir durum ortaya çıkar ki bu da arzu ettiğimiz bir sonuç değildir. O nedenle
bu tip müdahalelerde konservatif davranılmalı,kıkırdak yapıdan gerektiği
kadar parça çıkarılmalıdır.
UZUN BURUN UCU
Pinokyo burun da denilir. Burnun öne doğru olması gerektiğinden
daha uzun olması durumu iyi irdelememiz ve ameliyat öncesinde yüzün
tamamıyla birlikte düşünmemiz gereken bir sorundur.Yan (profil) bakışta
estetik açıdan daha çirkin duran uzun burun ucunda çoğu zaman burun
delikleri büyüktür ve karşıdan bakışta görülür.Burun ucunu düzeltirken
bu sorunu da çözmek gerekir.
Bazı kişilerde çene küçük ve gerideyse burun sanki uzunmuş gibi
görülebilir. Aslında bu durum yanıltıcıdır.Burnu ne kadar kısaltırsak
kısaltalım burun yüze uzunmuş gibi durur.Bu durumda çeneye yönelik bazı
girişimler yapmakta fayda vardır.çeneyi öne almak için yapılan girişimler
yağ enjeksiyonu (karın bölgesinden yağ alıp çene ucuna enjekte
ediyoruz,enjekte edilen yağın % 70 ‘i eriyor.geriye kalan kısmı
yetiyor,ağrısız,kolay bir yöntem) ,çene ucuna protez konulması ( çene
altında yapılan bir kesiden yada ağız içinden değişik ebatlardaki silikon,mersilen
vb..sentetik materyalleri çene ucuna yerleştiriyoruz.ömür boyu kalabilirler
ama alerjik reaksiyon gelişirse derhal çıkartılması gerekir) ve çene ucu
kemiğinin ilerletilmesi.
Kişinin estetik olarak görünümünü olumsuz etkileyen burun tiplerinden
birisidir. Burun ucu oldukça geniş, yayvan ve sanki kanatların konturları
belirgin değilmiş gibi durur. Estetik cerrahi açıdan önem taşıyan burun
ucundaki gölgelenmeler ve ışıklar doğal izdüşümlerinde durmazlar. Sirklerde
palyaçoların burun ucunu andıran bir görünüm vardır.Bu nedenle palyaço burnu
diye adlandırılır.
Bu tip burun yapısında ameliyat sırasında genellikle açık tekniği tercih
etmekteyim. Bu tekniğin getirdiği direkt görüş avantajı sayesinde kıkırdak
yapıdaki fazlalıklar tam ölçüsünde çıkarılabilir. Burun ucunun
daraltılmasını ise kalan kıkırdak parçalarını kalıcı dikişlerle birbirine
yaklaştırmak suretiyle sağlamaktayım. Özellikle burun ucu çok geniş ve
dağınık duruyorsa değişik boyutta şekillendirilmiş kıkırdak yapıları bu
bölgede konturları ortaya çıkarmak ve daha güzel bir estetik sonuç elde
etmek için sık olarak kullanmaktayım.Yapacağımız tüm bu müdahaleler
sonrasında amaç orta hatta ve simetrik görünen küçültülmüş bir burun ucu
elde etmektir.Bazı kişilerde burun sırtında,burun kökünde sorun yoksa yada
karşıdan bakışta burun eğriliği mevcut değilse sadece burun ucunu basit bir
şekilde değiştirdiğimiz estetik girişimlerde yapmaktayım.
Burnun olduğundan daha dar ve ince görünmesi hem estetik hem de fonksiyon
açısından hayatı çekilmez hale getirir. Sert, kızgın bir ifadenin yanı
sıra burun tıkalıdır. Dar burun sadece burun ucunda olabildiği gibi, bazen
burun orta kısmında zaman zamanda burun üst kısmında olabilir. Nadiren de
olsa her üç kısmın darlığına toplumda rastlıyoruz.
Burun ucu
darlıklarında sanki burun mandalla sıkılmış gibidir. Burun ucunun yapısını
oluşturan sağ ve sol tarafta kıkırdak doku zayıfsa ya da hiç gelişmemişse bu
sorun ortaya çıkar. Bazen daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı bazen de
doğumsal olarak oluşur. Kıkırdak yapıyı olması gerektiği gibi desteklemek ve
güçlendirmek sorunu tamamen çözer.
Burun orta ve üst bölüm darlıklarında
ise burun silüeti kaybolmuş adeta silinmiş gibi ince durur. Bu sorunun
cerrahi olarak çözülmesinde açıcı kıkırdak dediğimiz (sperader greft)
kıkırdaklardan yararlanıyoruz, böylece burun daha geniş ve konturları
belirgin durabiliyor.
Burun üst kısım darlıklarıysa burun kemik yapısının birbirine çok yakın
olmasından kaynaklanır. Kemikleri keski ile hareketli hale getirip yeniden
şekillendirmek ve atel ile sabitlemek ve eski pozisyonuna dönmesini
engellemek sorun ortadan kaldırır.
Burun ucunun yüze çok yakın durmasıdır. Burun ucunu desteklemesi gereken
kıkırdaklar yetersiz ise bu sorun ortaya çıkar. Yüze sert bir ifade verdiği
gibi burun tıkanıklığı da genellikle estetik probleme eşlik eder. Burun
yapısını yükselten destek kıkırdak kullanmak suretiyle hem estetik olarak
hem de fonksiyon olarak daha güzel bir burun ortaya çıkarılır.