English (UK)türkçe

Facebook

Twitter

Google Plus

YouTube

Yazdır

Barbra Streisand gibi bazı insanların yüzlerine karakteristik özellik veren “büyük beden” burunları, onlar için ayırt edici özellik oluştururken, bazen de insanlar en ufak kusurları dahi dert edinip daha ince,daha küçük bir burna sahip olabilmek için bıçak altına yatabiliyor, Jennifer Lopez gibi.

“ Komutanın burnu küçükse önce kendi ölür, sonra ordu dağılır “ diyen Çinliler’in ,komutanlarını kemerli ve büyük burna sahip olanlardan seçmesi aslında tesadüf değildi. Bu inanış belki doğru belki de yanlış ama tarih boyunca burnun gücü de temsil etmesiyle ilgili diye düşünüyorum. Burun vücudun en sembolik ve karakteristik kısmıdır.

Bu yüzden özellikle erkeklerde burnun olması gerekenden çok küçültülmesinin sanki gücü de kırdığını düşünüyorum ve asla doğru bulmuyorum. Yine kadınlarda da küçük ve kalkık burnun korunmayı çağrıştırdığı, kemerli burnunda kendi ayakları üstünde duran kadını tasvir ettiğine yönelik yüz karakter uzmanlarınca ortaya atılan bazı görüşlerde var tabii.

Eğer burun estetiği ameliyatı olmayı düşünüyorsanız ilk yapmanız gereken “ Niçin böyle bir değişiklik istiyorum? un yanıtını aramanız olacaktır. Bu ameliyatı olduğunuzda yaşamındaki bir takım olumsuzlukların düzeleceğini düşünüyorsanız o halde iki kere düşünmelisiniz.

Burun estetiği kötü giden bir ilişkinizi düzeltmez veya işinizdeki sorunları gidermez ancak kendinize olan güveninizi artırmayı ve daha genç görünmeyi arzu ediyorsanız burun estetiği size fayda sağlayabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastalarımla mutlaka uzun detaylı görüşmeler yaparak doğru hasta doğru doktor doğru cerrahi denklemini oturtmaya çalışıyorum.”

“Life is 3D” yani yaşam üç boyutludur, burun estetiği de öyle. Yıllar içinde gelişen ameliyat felsefem de bana bunu gösterdi zaten. Ameliyat sonrasında burnunuz ne kadar doğal duruyor ise o kadar yaşamın içindedir. Aslında bunun sırrı da “less is more” dur yani mümkün olduğunca az dokunuş aslında çok iş çıkarmak demektir.doğal burnun yolu da buradan geçiyor çoğu zaman.

Bugün hem Avrupa hem de ABD’de güzellik ve estetik anlayış adeta evrim geçiriyor.Yıllar öncesinin adeta trend olan burun ucu daraltılmış,aşırı kalkık ve burun sırtının çok alçaltıldığı,artistik burunlar tamamen bırakılmıştır.özellikle bu tip burunlarda ilerleyen yıllarda kozmetik sorunlarla beraber fonksiyonel problemler kişiyi revizyon ameliyata mecbur bırakabiliyor,ki ülkemizde de bu sorunu yaşayan pek çok kişi vardır hatta sanat dünyasında 3kez ameliyattan sona dördüncü ameliyata razı hastalar görmekteyiz.

Aslında denklem son derece basit;estetik olduğunuz belli oluyorsa ameliyatınız başarısızdır. 

Hastalarımın bazısı radikal karar alıp ameliyat olmaya cesaret edemeyebiliyor bu durumda burun konturundaki çukurluk,tümsek yada kavisleri non-invazif bir yöntem olan hyaluronik asit enjeksiyonu ile düzeltme yoluna gidebiliyorum.
 
Yani bir nevi "dolgu burun” oluşturuyoruz.Ancak hemen eklemeliyim ki;burada amaç mükemmel bir kontur elde etmek değil,kusurların minimize olduğu burun hattında yeni ünitler oluşturmaktır.genellikle dolgu uygulaması ağrısız olup anestezi gerektirmiyor ve şişlik yaratmıyor.ancak bu jelleri çok yavaş şekilde uyguluyoruz ve anında sonuç alıyoruz.ancak zerk ettiğimiz dolgu maddesi 6 ay içinde vücut tarafından emilir,dolayısıyla sürekli tekrarlanması gereken bir işlemdir.yani kesin tedavi edici bir durum söz konusu değildir.
Yan etki olarak alerjik reaksiyon ve enfeksiyon gelişebilme ihtimali vardır ancak son derece düşük bir orandır.
Rinoplastinin sanki sadece güzel bir burun elde etmek amacıyla yapılması gerektiği yanlış bir inanıştır. Aksine tıbbi açıdan zorunluluk gerektiren durumlar o kadar fazla ki; çoğu zaman kendi pratiğimde düzeltici nedenlerden bu ameliyatı gerçekleştirmekteyim.burada amaç güzel burun oluşturuken, fonksiyonel sorunlarıda giderebilmektir,yani burnun tekrar nefes alabilmesini sağlayabilmektir. 

Çok küçültülmüş burunlar güzel burunlar değildir ve genellikle bu hastalarda kemik ve kıkırdak stabilitesi kaybolduğu için nefes alma sorunları ortaya çıkmaktadır.

Eğer siz düşünüyorsanız “rinoplasti bana her zaman istediğim burnu verebilir” , yanılıyorsunuz. Elbette ki bir rinoplasti cerrahı olarak “bana istediğim burnu ver” diyen hastaya son derece temkinli yaklaşmaktayım.Şunu daima hatırlamakta yarar var, Biz bu ameliyatla burnun bize  verdiği izin ölçüsünde değişimler yapabilmekteyiz.Her hasta için özel tasarlanmış cerrahi gerekir,kişiye spesifik yaklaşımla yüze uygun dengeli burun oluşturabiliriz.
Unutmamak lazım ki; Mükemmel burun diye bir şey yoktur. doğal,yüzünüzle uyumlu ve nefes alabilen orantılanmış güzel burun vardır.
 
Rinoplasti estetik yüz cerrahisi içindeki en zor ameliyattır,dolayısıyla bir rinoplasti cerrahının specialist (özelleşmiş) olabilmesi için en az 10 yıllık bir deneyim gerekir.Ama artık dünyada hiperspecialist cerrah dönemi açılıyor ki; olması gerekende budur.özellikle revizyon hastasıysanız doktor seçiminde buna dikkat etmenizde fayda var.Her cerrahın yıllar içerisinde geliştirdiği kendi metodu ve yolu vardır.

“Dengeli burun konsepti” artık olmazsa olmazdır burun estetiğinde. Sadece bir küçültme ameliyatı şeklinde düşünülmemelidir bu işlem. Burnun yapısına bağlı olarak bazı kısımlarının küçültüldüğü bazı kısımlarının ise büyütüldüğü, burunun alın ve dudak ile yaptığı açıların uygun biçimde orantılandığı bir dengeleme söz konusudur.

Böylece daha doğal ve fonksiyonel olarak başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Buradasınız: